P

Postanom
Blog

KURUMSAL ŞİRKETLERDE SOSYAL MEDYA STRATEJİSİ

Kurumsal şirketlerde sosyal medya yönetimi, kurumsal şirket yapısına ve şirket vizyonuna yakışan bir şekilde olmalıdır. Öncelik tabii ki de şirketin bu konuda bir strateji belirlemesidir. Stratejiyle ilgili muhtemel sorular; Sosyal medyada neden yer alacağım? Sosyal medyada hedeflerim neler? Müşterilerim kimler? Ben kiminle iletişime geçeceğim? Kurumsal firmaların bu sorulara bulunacak cevapların ardından sosyal medyaya giriş yapmasında büyük fayda vardır. Ardından, bu hedefler ve stratejinin pazarlama ekibi tarafından çok iyi bir biçimde benimsenmesi gerekmektedir.

Peki sosyal medya stratejisinde nelere dikkat etmemiz gerekir? Akla gelen ilk sorulardan bir tanesi biz hangi sosyal medya kanallarında yer almalıyız? Burada çok net bir cevap var. Müşteriniz neredeyse siz orada yer almalısınız. Yani müşterilerle birebir iletişime geçmenizi arttırmak ya da müşterinizin geri bildirimlerini takip etmeniz çok önemlidir. Örneğin; bir pazar araştırması yaptınız ve potansiyel müşteri kitleniz en çok Twitter kullanıyor. O zaman onları orada dinlemeniz ve ona göre aksiyon almanız gerekmektedir. Daha sonra geliştireceğiniz ürünler yada hizmetler için de doğru sosyal medya mecrasının tespiti oldukça önem arz etmektedir. Yani kurumsal şirketlerdeki sosyal medya stratejimiz, müşterinin nerede olduğunu tespit etmek ve orada aktif şekilde yer almak üzerine kurulu olmalıdır.

Diğer bir önemli nokta da lokasyon ve dil tercihlerinin doğru yapılmasıdır. Hangi ülke ya da illerde satış yapmak istiyorsunuz? Örneğin sosyal medyada yurtiçi ve yurtdışı satış için seçilen strateji de farklılık gösterecektir.  Yurt içinde anadiliniz yeterlidir. Ancak hedef yurtdışı pazar olduğunda durum biraz daha farklıdır. Sosyal medya stratejisinin de yurtdışı pazara göre belirlenmesi önem taşımaktadır. Kurumsal şirketin pazarlama ve satış departmanındaki insan kaynağının da bu hedefe uygun bir şekilde seçilmiş olması gerekir.

Tüm bu stratejiler belirlenirken göz önünde bulundurulması gereken diğer bir husus iyi bir sosyal medya yöneticisi ve ekibiyle çalışabilmektir. İşini iyi yapan bir sosyal medya ekibi şirketinize değer katacaktır. Bu ekip, şirketinize ait markaların sosyal medyadaki temsilini gerçekleştireceği için, ekibin deneyimli ve uzman bir ekip olması oldukça önemlidir. Kurumsal şirketlerin marka bilinirliğini ve marka değerini arttırmanın en önemli yollarından birinin sosyal medyadan geçtiğini unutmamak gerekiyor.

Kurumsal şirketlerdeki sosyal medya ekibinin öneminden bahsetmişken, bu ekibin işlerini oldukça kolaylaştıran ve zamanlarını daha verimli kullanmalarını sağlayan sosyal medya paylaşım programı Postanomdan da yararlanmaları gerektiğini belirtmek istiyoruz. Tüm sosyal medya hesaplarının tek bir yerden yönetilebilmesini sağlayan ve planlı gönderi ve paylaşımlar yapılmasına izin veren Postanom, aktif olarak geliştirilen bir programdır. Daha detaylı bilgi için; Postanom hakkındaki şu kısa yazıyı okuyabilirsiniz.

Son olarak LinkedIn den bahsetmek istiyorum. LinkedIn platformu B2B (Business to Business) satış ve pazarlamalar için daha uygun bir sosyal medya platformudur. İstisnasız tüm şirketlerin kurumsal bir LinkedIn sayfasına sahip olmaları ve sosyal medya ekiplerini kullanarak bu sayfayı geliştirmeleri gerekmektedir.

Sosyal Medya Reklamcılığı Ve Sosyal Medya Yönetimi Arasındaki Fark

Ekibimize, sosyal medya reklamcılığı veya sosyal medya pazarlaması ile sosyal medya yönetimi arasındaki farkın ne gibi bir şey olduğu sıkça soruldu. Bu yazımızda, küçük işletmelerin sosyal medya pazarlama stratejilerinin nasıl olması gerektiği konusunda sizlere bilgi vermek istiyoruz. Bu nedenle işinizi ve markanızı büyütmek ile ilgili stratejileri öğrenmek için yazılarımızı takip etmeyi unutmayın.

Sosyal medya pazarlaması veya reklamcılık ve sosyal medya yönetimi arasındaki farkı anlamanın en kolay yolu, ücretli ve organik pazarlama teknikleri arasındaki farkı anlamaktır.

Google’da reklamları yayınlamaktan bahsederken, potansiyel müşterilerin arama yaptığı anahtar kelimeleri reklam paneline eklemekle ilgili bir yaklaşım söz konusudur. Reklamları bütçenize göre kontrol edebilirsiniz. Reklam verdiğiniz sürece ilgili aramalarda her zaman görünürsünüz. 

Bir de organik sıralama vardır. Organik sıralamada, aramalarda kaçıncı sırada yer aldığınız önemlidir. Bunun için gerçekleştirilen çalışmalara arama motoru optimizasyonu (SEO) denir. Bunun için web sitenizi optimize etmeniz ve sürekli içeriği doldurmanız gerekir. Siteniz için sosyal dünyadayken orada kalmak için gerçekten bir stratejiniz olması gerekir.

Sosyal medya pazarlaması veya sosyal medya reklamcılığı Google reklam verme mantığı ile aynı şeydir. Biz buna, sosyal hedefli reklam programı veya ücretli sosyal program diyoruz. Ücretli sosyal program, demografik bilgilerinizi ve reklam hedeflemenizi seçebileceğiniz anlamına gelir ve bütçenizi temel alarak hedeflemenizi görünür hale getirebilir. İnsanlar anında bu reklam sonuçlarını görmeye başlayabilir. Konu hakkında daha detaylı bilgi için Facebook reklamları, twitter reklamları ve instagram reklamları linlerini ziyaret edebilirsiniz.

Sosyal medya yönetimi ise daha çok organik bir yaklaşımdır. Yani Google'da üst sıralara çıkmak için yapılan organik içerik çalışmalarıyla paralellik gösterir. Sürekli içerik göndermek için sürekli içerik oluşturmak gerekir. Sosyal medya ağınızla yani topluluğunuzla bağlantıya geçmek için sürekli çalışırsanız, takipçilerin zaman içinde sayısal olarak arttığına tanık olursunuz. Bu organik çalışma uzun soluklu bir çalışmadır. Ancak zamanla gelen avantajlardaki ödüller çok daha büyüktür. Organik içerik bazlı sosyal medya yönetimi, daha uzun vadeli bir stratejidir. Başka bir deyişle, sosyal medya yönetimine başladığınızda ilk bir iki ay çok fazla takipçiniz olmayabilir. Ancak bir yıl sonra ciddi artışlar elde edebilirsiniz.

Tabii bir de işin yatırım kısmı var. Sosyal hedefleme yapan bir reklam stratejisini uyguladığınızda, sürekli görünür hale gelirsiniz. Bu harika ama biraz da pahalıdır. Yatırım ve maliyetler dikkate alındığında doğru sonuçlar için kısa vadeli bir reklam programı daha mantıklıdır.

Öyleyse, şimdi iki konu arasındaki kaba farkı anladığınızı düşünüyorum. Peki hangisi daha iyi? Dürüst olmak gerekirse, arama motoru dünyasında olduğu gibi, organik arama listelerinde ilk iki veya üç sayfada yer alan ve aynı zamanda ücretli reklamlarda da üst sıralarda yer almak istediğiniz anahtar kelimelerle birlikte yapacağınız yatırım, daha kıymetli görünmektedir. 

Sosyal medya dünyasında da aynı şey söz konusudur. Sosyal medya topluluğuna görünür olmak, markanızın tanıtımını yapmak, belki de sizi daha önceden hiç ulaşamadığınız insanlara ulaştırabilecektir.

Sosyal medya pazarlamacılığı yapan ve para harcayarak reklam verenler, sosyal medya üzerinden bir yatırım gerçekleştiriyorlar. Ancak, sosyal medya hesaplarınız için içerik gönderip topluluğunuzla etkileşim kurmak, organik varlığınızın bir kanıtı gibidir. Bu sosyal kanıt,  insanların size daha fazla güveneceği bir ortam sağlar. Bu organik içeriği oluştururken en büyük yardımcınız; bir sosyal medya paylaşım programı olacaktır. Belli zaman aralıklarında sosyal medya hesaplarınızdan yapacağınız organik paylaşımlarınızı, Postanom gibi bir profesyonel bulut uygulamasından gönül rahatlığıyla gerçekleştirebilirsiniz. Öyleyse, sosyal pazarlama ve reklamcılık hikayesinin özü, kısa vadeli maliyet olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal ağlarda reklam vererek hemen görünür olabilirsiniz. Sosyal medya yönetimi daha uzun vadeli bir yatırımdır ancak temel olarak bu uzun süreç daha verimli sonuçlar doğurabilir.

Son olarak; sosyal medya reklamcılığı ile ilgili daha geniş bilgi alabileceğiniz bu linki sizlerle paylaşıyoruz.